Gökçe Topuz ile Ekopsikoloji Söyleşisi

7 Haziran Pazar günü saat 12.00'da Instagram canlı yayınında, Ekofil Mutfak ekibinden Burcu Ovacık ile topluluk üyelerimizden psikolog Gökçe Topuz, ekopsikoloji üzerine sohbet edecek. Ekopsikoloji nedir, hangi bakış açısını merkeze alır, ekoterapi nedir, ekofobi...

Ekopsikoloji ve Korona Çocukları

Gün ışığı perdelerin arasından masama ve ekrana vurup beni neredeyse kör ederken, ne yazacağım üzerine kafa patlatarak dudak kemirme etkinliğime, dışarıdan gelen çocuk sesleriyle ara verdim. ‘Sokağa çıkma yasağının olduğu bu günlerde ne çocuk sesi’ dediğinizi duyar...

Bir Virüsün Felsefesi: Corona

Çıplak gözle görülmeyen, elle tutulmayan, varlığı olsa da bilinmeyen küçük bir virüs. Covid-19 virüsü. Beklenmedik bir zaman diliminde, hazırlıksız vaziyette varlığını gösterdi. Milyonlarca insanı hasta yatağına düşürerek, binlerce insanı ise ölümün pençesine...

Özlem Şekercioğlu Lesport ile Ekofil Çocuk Atölyesi

Ekofil mutfak ekibinden Özlem Şekercioğlu (Lesport), 31 Mayıs Pazar saat 11.00'da, Skype platformu üzerinden çocuklarla buluşuyor. Özlem Şekercioğlu (Lesport), yazarı ve çizeri olduğu Postacı Çocuk serisinin ilk kitabını okuyacak; ardından kitabın ortaya çıkış...

Dokun Bana!..

Her kapı yeni bir dünyaya açılır, derler. Ne var ki, bu kez açtığımız kapı koca bir evrene açıldı; arıların ve arıcıların evrenine… Ve tutkunu olduk! Kazdağları’nda yürüttüğümüz SGP projesinin adı gibi:  ’Arıcılık İyidir, Ama Tutkun Olursan!’ Bitirdiğimiz, bir önceki...

Esin Pamuk’la: İzmir’de Gıda Topluluklarının Serüveni

Canlı yayın serimizin 3.sünü Pazar günü 12.00'da Gediz Gıda Topluluğu koordinatörlerinden Esin Pamuk ile Instagram canlı yayını olarak yapıyoruz. Esin Pamuk İzmir'deki gıda topluluklarının oluşumunda başından beri aktif bir isim; BİTOT'un (Batı İzmir Topluluk Destekli...

Çocuklardan Gelenler

İlk gelen işleri, diğer çocuklara ilham olması dileğiyle paylaşıyoruz. Çağımıza yanıt veren Aras'a, Arya'ya, Begüm'e ve Can'a sevgilerimizi sunuyoruz. Çağrımızı duyan, korona günlerinde kalplerinden geçenleri bizlere ulaştıran tüm çocuklara çok teşekkür ediyoruz. Bu...

Bediz Yılmaz’la: Longo Mai Komünü

Eski akademisyen yeni çiftçi adayı Bediz Yılmaz'la 1973 yılında Fransa'da kurulan Longo Maï komününü ziyaretindeki izlenimlerden, komünün ve parçası olduğu kooperatifler ağının salgınla birlikte yaptıkları yeni düzenlemelerden bahsedeceğiz. 68 kuşağının dayanışmacı,...

Genlerimizin Mümkün Bildiği Daha Yaşanabilir Bir Dünya İçin…

Ben bu “evde kal” işini sevdim. Ne yalan söyleyeyim, okulsuzluk fikrini çok mantıklı bulsam da bizim için mümkün olmayacağını, çocukların tüm gün evde olmasına tahammül edemeyeceğimi düşünürdüm. Ama bir virüs çıkıp da bizi eve kapatınca, daha iyisi, geleceğimizin...

Ayça Gülgeç’le: Cristal Waters Ekoköyü’nde Yaşam

Salgından sonrasını hayal etmeye başlayabildiğimiz ve pek çoğumuzun hayatımızda bazı değişiklikler yapmayı umut ettiğimiz bu günlerde, Şamil Tunçay Beştoy'un Zorunluluk Yaratmak yazısı ile başladığımız Korona Hafızası serimize Ekofil topluluğu üyelerinden size ilham...

Ekofil Nedir?

Ekofil, topluluk destekli bir yayıncılık modeli tasarlamak, uygulamak ve geliştirmek üzere bir araya gelmiş, gezegenin ve insanlığın esenliğini önemseyen yazar, çizer, çevirmen, editör ve okurlardan oluşan bir girişim. Ekofil Yunanca oiko (ev) ve phile (sever) kelimelerinden türetilmiş bir terim. “Ev” ile kastedilen, şimdilik tek evimiz olan dünya gezegeni. Ekofil, evimiz ve üzerindeki tüm varlıkların hayrını gözettiği müddetçe her konu ve alanda yayın yapmayı amaçlıyor.

  • Masrafların ne kadarı tamamlandı? HEPSİ 🌱 100% 100%

Son yıllarda sayısı giderek artan tohum takas şenlikleriyle ninelerin çıkınlarında sakladıkları ve kaybolmaya yüz tutan atalık tohumlar elden ele dolaşmaya başladı. Ne var ki bu tohumları ancak doğru şekilde ekip çoğaltabilirsek yaşatabiliriz. Türkiye’de yerel tohumların korunması konusunda yıllardır çalışan Tracy Lord hazırladığı el kitabında balkonlarda veya küçük bahçelerde yetiştirmeye uygun ve Anadolu’da yaygın şekilde kullanılan yirmi farklı sebzenin tohumlarını nasıl çoğaltabileceğimizi, yeni nesil tohumların nasıl toplanıp saklanacağını duru ve akıcı bir dille anlatıyor, uygulama deneyimlerini referans kitaplardan edindikleriyle harmanlıyor. Kitapta özellikle tohumu toprakla buluşturmanın ideal koşulları, tohumdan fideye gelişme süreci ve olgunlaşan tohumları tanıma, toplama ve saklamanın püf noktalarına dair anlaşılır ve kolaylıkla uygulanabilir bilgiler bulacaksınız. Burcu Pek’in suluboya resimleriyle renk kattığı bu mini kitabın, balkonlarınızı ve arka bahçelerinizi rengarenk bir cümbüşe çevireceğini ve sağlıklı gıdalar üretmek için sizi cesaretlendireceğini umuyoruz.

Yazan: Tracy Maria Lord
Resimleyen: Burcu Pek
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 44
Boyut: 13 x 19,5

Topluluğumuza katılmak ister misiniz?

Hikâyemiz
Topluluğumuzun tohumlarını 2017 yılı yaz aylarında sosyal medyadan yapılan bir “Topluluk Destekli Yayıncılık” girişimi çağrısıyla attık. Çağrıya yanıt veren 80 kişi arasında bir süre devam eden yazışmaların ardından, İstanbul’da kolaylaştırıcılar eşliğinde bir toplantı yaptık ve bir Niyetler Metni ortaya çıkardık. İkinci toplantımızı Nisan 2018’de Çanakkale’de yaptıktan sonra, bu niyetleri hayata geçirmek üzere görev almaya gönüllü daha küçük bir ekip oluşturduk. Bir kısmı kırsalda yaşayan bu “mutfak ekibi”yle yaklaşık bir yıldır kurumsal ve mali yapı, karar alma mekanizmaları, katılım biçimleri, yayın tercihleri, görsel dil vb. konularda düşünüyor, tartışıyor, araştırma yapıyor, topluluğa danışıyoruz.

Bu esnada biri telif biri çeviri olan ilk iki kitabımızın hazırlıklarına giriştik. Bir yandan web sitemizi ve sosyal medya kanallarımızı tasarlarken, bir yandan da yayın programımızı şekillendirmeye çalışıyoruz.

Ne Yapmak İstiyoruz?
  • Bütüne faydalı olmak: Hem insanın hem de bir bütün olarak gezegenin ihtiyaçlarını ve esenliğini gözeten, hayatın her alanına bu bakış açısıyla değinen kitaplar ve diğer basılı/dijital yayınlar üretmek.
  • Katılımcı olmak: Yayın seçimi, finansman, üretim ve dağıtım gibi çeşitli aşamalarda okur ile üreticiler arasında doğrudan ilişki kurmak ve dayanışma yöntemleri geliştirmek.
  • Özenli olmak: Yayın seçimi ve üretiminde topluluğun fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal ihtiyaçlarını ve yayınların niteliğini ön planda tutmak.
  • Adil olmak: Yayın üretiminde çalışanların gelirini azami, diğer masrafları ve ekolojik ayak izimizi ise asgari düzeyde tutmak.
  • Alan açmak: Topluluğun kendi maddi kaynaklarının yine topluluğun ihtiyaçlarına ve bu ihtiyaçları gözeterek üretenlere yönlendirilmesine vesile olmak.
  • Yatay örgütlenmek: Çalışma ve karar alma süreçlerinde yataylık, şeffaflık ve esneklik ilkelerini hayata geçirmek.
Nasıl Yapacağız?
  1. EKOFİL’e katkı koymak ve EKOFİL’den faydalanmak isteyen herkesin üye olacağı çevrimiçi bir topluluk oluşturacağız. Web sitemizde yayınlanacak formu doldurduğunuzda siz de bu topluluğun üyesi olabilirsiniz.
  2. Üyeler çalışma gruplarımızda görev alabilecek, kitap önerileri ve projeleri sunabilecek, çalışmalarla ilgili düzenli güncellemeleri takip edebilecek ve geri bildirim verebilecek. İçerik, yayın, dağıtım, tanıtım vb. çalışma gruplarında emek katkısı ilk aşamada öncelikle gönüllülük esasına dayanacak. Kısa zamanda ücretlendirilebilir profesyonel tüm emeğin adil bir şekilde karşılığını bulacağı noktaya ulaşmayı amaçlıyoruz.
  3. Mutfak ekibi, önerileri ve geribildirimleri ilkelerimiz, teknik koşullar ve ihtiyaçlar doğrultusunda, şeffaf bir şekilde değerlendirecek ve somutlaştırdığı projeleri topluluk desteğine sunacak. Kitap karşılığı desteklerinizin yanı sıra minik de olsa düzenli katkılarınıza ve armağanlarınıza açık olacağız.
  4. Kitaplar toplanan meblağ ile basılacak.
  5. Yayımlanan kitapların ve EKOFİL topluluğunun sosyal medya ve diğer medya kanallarında tanıtımını elbirliğiyle yaparak topluluğumuzu kişisel bağlantılarımız üzerinden nitelikli bir şekilde genişleteceğiz.
  6. Kitapların dağıtımını topluluk üyeleri ve dost mekânların desteğiyle gerçekleştireceğiz. Topluluğun sağlayacağı tanıtım ve lojistik desteği bu modelin işleyişi için hayati önem taşıyacak. EKOFİL, bir yandan topluluk içi ilişkileri pekiştirirken bir yandan da “piyasa”da yer bulmakta zorlanan yayınların kaliteli şekilde, aracıların müdahalesini devre dışı bırakarak daha adil fiyatlarla okuyucuya ulaştırılmasına olanak tanıyacak.
  7. Topluluğumuzun genişliğini ve bu topluluğun ne ölçüde katılım ve destek vereceğini görmek üzere iki kitapla yola çıkıyoruz. İlk kitaplarımızdan elde edeceğimiz geliri EKOFİL’in kurumsal yapısını oluşturmak için kullanacağız.
  8. Bu model topluluk üyeleri tarafından değerlendirilmeye, güncellenmeye, değişen ve gelişen koşullara uyumlanmaya, doğadaki her şey gibi evrilmeye ve yenilenmeye daima açık olacak.
Ne Üreteceğiz?
Dünyayı ve insanı gözetme teması etrafında,

  • Gıda üretimi, el sanatları, mimari, topluluk oluşturma, biyoçeşitlilik ve canlı hakları gibi konularda yerel, özgün bilgi ve deneyimler aktaran eserler;
  • Ekoloji literatüründe iz bırakmış ya da yeni ufuklar açan eserlerin çevirileri;
  • Yerli veya çeviri edebi eserler;
  • Çeşitli yaş gruplarından çocukların meraklarını uyandıracak, heyecanlarını yansıtacak, duygu dünyalarına iyi gelecek kitaplar ve bizzat çocuklar tarafından yazılıp çizilmiş çalışmalar;
  • Bütünlük/birlik algısına odaklanmış klasik ve modern maneviyat/felsefe eserleri,

üretmeyi şimdilik öncelikli alanlarımız olarak belirledik. Zamanla  topluluğumuzun ve gezegenimizin ihtiyaç duyduğunu veya bütüne iyi geleceğini düşündüğümüz konularda yayın alanlarımızı genişletmeye hazırız. Dolayısıyla topluluğumuzdan gelecek öneriler bizim için çok kıymetli. Siz ne tür kitaplar okumak ve üretmek istersiniz?

*Topluluk Destekli Yayıncılık Ne Demek?
Topluluk Destekli Yayıncılık (TDY), tüm dünyada gittikçe yaygınlaşan Topluluk Destekli Tarım modelinden ilhamla adlandırdığımız, kitle fonlama, ön satış, katılımcı planlama ve armağan ekonomisi gibi fikirlerden de beslenen bir model. Daha önce Türkiye’de benzer düşüncelerle, kendine has denemeler şeklinde üretilen Tohumun Rüyası (Nalan Özdemir Erem), Yeniye Doğru (Emre Ertegün), Kalplerimizin Bildiği Daha Güzel Dünya (Charles Eisenstein) gibi kitapların deneyiminden de güç alarak, okurların aktif desteği ile kitap yayımlama fikrini geliştirme ve sürdürülebilir hale getirme yönünde bir çaba.

Aşina olmayanlar için Topluluk Destekli Tarım modeli kabaca şöyle işliyor: Temiz, “doğal” gıda üreticileri ile üretim sürecine katılma arzusundaki tüketiciler (yani “türeticiler”) bir topluluk oluşturuyor. Ne üretileceğine olabildiğince türeticinin ihtiyaçları doğrultusunda karar veriliyor. Türeticiler ise temiz gıda üretecek insanlara emeklerinin karşılığını ödemeyi taahhüt ediyor, hatta ihtiyaç varsa (genelde abonelik yöntemiyle) üretimden önce bu ihtiyaçlar karşılanıyor. Yapılması gereken maddi yatırım ve alınan risk paylaşılıyor, üretim sürecinin tamamı gözlemlenebiliyor, uygun aşamalarda, gönüllü ya da karşılıklı olarak topluluktaki herkes rol alabiliyor ve ürün topluluk tarafından dağıtılıyor. Sağlıklı gıda üretimi etrafında buluşan bu insanları ekonomik getiriler değil gerçek insani ilişkiler ve dayanışma ruhu bir arada tutuyor. Dahası bu çerçevede oluşan topluluklar dayanışmayı farklı boyutlara taşıyıp enerji, ulaşım, eğitim gibi başka ihtiyaçlarını da birlikte karşılamaya başlayabiliyor.

Topluluklar oluşturup konvansiyonel tarıma alternatif oluşturabiliyorsak neden konvansiyonel yayıncılığın alternatifini oluşturamayalım?

Yayıncılıkta yaşadığımız sorunlar tarım sektöründeki sorunlara bir hayli benziyor: üretenler sömürülüyor, işçileştiriliyor ve üretimden uzaklaşmaya başlıyor, aracılar gittikçe tekelleşerek tüketiciye neyin ulaştırılacağına karar veriyor, sağlıklı ve besleyici olandan ziyade maliyeti düşük, albenili ama kalitesiz ürünler öne çıkıyor, dolayısıyla faydalı ve kaliteli ürüne erişmek gittikçe zorlaşıyor ve bu sürecin ekolojik ayakizi gittikçe artıyor.

Bu çerçevede Ekofil üretici (yazar, çizer, çevirmen, editör, tasarımcı vb.) ile türeticinin (okur) doğrudan ilişki ve dayanışma içinde olduğu, üretim süreçlerine katıldığı ve her anlamda destek verdiği bir üretim modeli ile insani ilişkilere dayalı bir topluluk oluşturarak, ticari kaygıları azaltıp yayınların niteliğini ön planda tutmayı, hem yayın üretenlerin hem okurların hem de tüm gezegenin fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal ihtiyaçlarını gözetmeyi amaçlıyor. Ekofil Topluluk Destekli Yayıncılık modeli, ekoloji alanında daha fazla kaliteli yayın okumak isteyen topluluğun, bu alanda yayın üretmek isteyenleri mali, lojistik ve görünürlük itibariyle desteklemesini, üretim sürecinin okurdan gelecek her türlü katkıya açık olmasını ve gerçekleştirilen faaliyetlerde şeffaflığı öngörüyor ve zamanla topluluk üyelerine de yayın yapma olanağı sunmayı hedefliyor.

Yayınların “topluluğumuzun ve gezegenimizin neye ihtiyacı var” diye düşünülerek seçildiği, okurların sürece katkı ve katılımlarını önemseyen bir yayıncılık modeli sizi de heyecanlandırıyor mu? Dünyayı seven ve bu konuda kitaplar okumak/üretmek isteyen, kendisi için üretenleri maddi ve manevi olarak desteklemeye gönüllü bir topluluk olmak ister misiniz? Başvuru formunu doldurabilirsiniz.

Pin It on Pinterest